Elinizi düz bir masanın üzerine koyduğunuzda avucunuz yüzeye tam olarak temas etmiyor mu? Özellikle yüzük veya serçe parmağınızda zaman içinde yavaş yavaş artan bir bükülme mi fark ediyorsunuz?
Halk arasında bazen “sinir çekilmesi” veya “damar kısalması” gibi ifadelerle tanımlanan bu durum, tıp literatüründe Dupuytren Kontraktürü (Dupuytren Hastalığı) olarak adlandırılan, avuç içindeki bağ dokusunu etkileyen ilerleyici bir hastalıktır.
Hızlı Özet: 5 Maddede Dupuytren Kontraktürü
- Dupuytren kontraktürü tendon hastalığı değildir: Asıl sorun, avuç içindeki palmar fasyanın kalınlaşıp kısalmasıdır; bu doku zamanla parmakları avuç içine doğru çeker.
- Masa testi önemli bir pratik ipucudur: Elinizi düz zemine koyduğunuzda avucunuz masaya tam temas etmiyorsa, fonksiyonel kontraktür gelişmiş olabilir ve uzman değerlendirmesi gerekir.
- Tedavi kararı yalnızca eğriliğe göre verilmez: Parmaktaki bükülme açısına ek olarak, elin günlük yaşamda ne kadar kısıtlandığı da tedavi planını belirler.
- Nüks riski hastalığın biyolojisiyle ilişkilidir: İğne aponevrotomi, enzim tedavisi ve açık cerrahi farklı hastalarda kullanılabilir; ancak tekrar riski yalnızca yönteme değil, hastalığın diyatezine ve biyolojik davranışına da bağlıdır.
- En sık yüzük ve serçe parmak etkilenir: Hastalık genellikle ağrıdan çok avuç içinde sertlik, kordon hissi ve parmakları tam açamama ile fark edilir.
Bu sayfada Dupuytren kontraktürünün nedenleri, belirtileri, ‘Masa Testi’ ile evde fark edilmesi ve güncel tedavi seçenekleri hakkında bilimsel bilgileri bir arada bulabilirsiniz.
Dupuytren Kontraktürü Neden Olur?
Avuç derisinin hemen altında, eli darbelerden koruyan ve “palmar fasya” adı verilen güçlü bir bağ dokusu tabakası bulunur. Dupuytren hastalığında bu doku:
- Zamanla kalınlaşır ve sertleşir,
- İçinde nodül (sert yumrular) ve kordonlar (şerit bantlar) oluşur,
- Bu kordonlar kısaldıkça parmakları avuç içine doğru çeker.
Sonuçta parmaklar giderek tam olarak açılamaz hale gelir. Hastalığın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik yatkınlığın önemli rol oynadığı düşünülmektedir.
Dupuytren Kontraktürü Kimlerde Daha Sık Görülür?
Dupuytren kontraktürü özellikle şu gruplarda daha sık görülür:
- 40 yaş üzerindeki kişilerde,
- Erkeklerde (Kadınlara oranla daha sıktır),
- Şeker hastalığı (diyabet) olanlarda,
- Sigara ve alkol kullananlarda,
- Ailesinde (baba, amca vb.) Dupuytren hastalığı öyküsü bulunanlarda.
Dupuytren kontraktürü en sık yüzük ve serçe parmakta görülür; ancak ilerleyen olgularda birden fazla parmak etkilenebilir.
Dupuytren kontraktüründe asıl sorun tendon değil, avuç içindeki palmar fasyanın hastalıklı şekilde kalınlaşıp kısalmasıdır.
Dupuytren Kontraktürü Belirtileri Nelerdir?
Hastalık çoğu zaman ağrıdan çok sertlik, kordon hissi ve parmak açamama yakınmasıyla fark edilir. Hastalık çoğu zaman ağrısız ilerlediği için, birçok hasta parmak bükülmesi belirginleşene kadar durumu fark etmez. Erken evrede nodül ve kordonlar izlenirken, ileri evrede temel sorun fonksiyonel kayıptır. Hastalık genellikle şu sırayla gelişir:
- Avuç içinde sertlik: Başlangıçta küçük, nasır benzeri sertlikler fark edilir.
- Cilt altında kordon hissi: Zamanla parmaklara uzanan sert bantlar ele gelir.
- Parmaklarda bükülme: İleri evrede parmak tam olarak açılamaz.
Kendinizi Test Edin: “Masa Testi”
Elinizi düz bir masanın üzerine koyun.
- Eğer avucunuz masaya tam olarak temas etmiyor ve parmaklarınız havada (kubbe şeklinde) kalıyorsa,
- Bu durum hastalığın fonksiyonel kısıtlılık oluşturmaya başladığını gösterir.
Masa testi, fonksiyonel kısıtlılığı anlamada pratik bir ipucudur; kesin tanı ve evreleme için uzman muayenesi gerekir.
Neden Bazı Hastalarda Hastalık Daha Agresif Seyreder?
Dupuytren hastalığının bazı kişilerde neden daha erken başladığı, daha hızlı ilerlediği ve tedavi sonrası daha sık tekrarladığı sorusunun yanıtı “Dupuytren diyatezi” kavramında yatmaktadır. Bu kavram, hastalığın agresif bir seyir izleyeceğine işaret eden bir dizi klinik özelliği tanımlar: her iki elde birden tutulum, avuç içi dışındaki bölgelerde (ayak tabanı, eklem üstü) benzer nodüllerin varlığı, 50 yaş altında başlangıç, güçlü aile öyküsü ve erkek cinsiyet. Bu faktörlerin birden fazlası bir arada bulunduğunda, hem hastalığın ilerleyişi hem de tedavi sonrası nüks riski belirgin şekilde artar. Bu nedenle diyatezi olan hastalarda uzun vadeli takip planlaması özellikle önem taşır.
Dupuytren Kontraktürü Tedavisi
Evreleme (Tubiana):
Dupuytren kontraktürünün ciddiyetini değerlendirmek için el cerrahları, parmaktaki toplam bükülme açısını ölçen Tubiana sınıflamasını kullanır. Bu sistemde parmakta hiç bükülme olmaksızın yalnızca nodül ve kordon varlığı ‘Evre N’ olarak tanımlanırken, bükülme açısı arttıkça evre 1’den 4’e ilerler. Evreleme, tedavi kararı ve yönteminin belirlenmesinde önemli bir referans noktası oluşturur.
Tedavi Eşiği
Tedavi kararı yalnızca açı ölçümüne değil, günlük yaşamdaki kısıtlılığa göre verilir. Genel kabul gören klinik eşikler şöyledir: metakarpofalangeal eklemde (MKF) kontraktür 30 dereceyi geçtiğinde ya da proksimal interfalangeal eklemde (PKF) herhangi bir bükülme başladığında uzman değerlendirmesi önerilir. PKF eklemi, bir kez bükülmeye başladığında MKF’ye göre daha az öngörülebilir bir seyir izleyebileceğinden, erken değerlendirme önem kazanır.”
Hastalığın erken dönemlerinde, sadece avuç içinde sertlik varken ve parmak hareketleri etkilenmemişken, düzenli takip yeterli olabilir. Ancak parmak bükülmesi başladıysa ve elinizi cebinize sokmakta, yüzünüzü yıkamakta zorlanıyorsanız aktif tedavi planlaması için uzman değerlendirmesi gerekir.
Tedavi; hastalığın evresine, bükülme derecesine ve hastanın yaşına göre kişiye özel planlanır.
Tedavi kararı, kontraktür açısına ek olarak elin günlük yaşamda ne ölçüde kısıtlandığına göre verilir.
Dupuytren cerrahisinde amaç yalnızca parmağı düzeltmek değil, sinir ve damarları koruyarak güvenli bir fonksiyon kazandırmaktır.
İğne Aponevrotomi (Kapalı Yöntem)
Ciltte geniş kesi yapılmadan, özel iğnelerle cilt altındaki sert kordonların gevşetilmesi işlemidir.
- Avantajı: İşlem süresi kısadır, iyileşme çok hızlıdır.
- Dezavantajı: Tekrarlama (nüks) riski açık cerrahiye göre daha yüksektir. Sinirlerin kordonlara çok yapışık olduğu vakalarda riskli olabilir.
Enzim Tedavisi (Kolajenaz Enjeksiyonu)
Kolajenaz enjeksiyonu, seçilmiş kord tiplerinde ve uygun anatomik yerleşimlerde etkili olabilen minimal invaziv bir tedavi seçeneğidir. Ancak her hastada uygun değildir; kordonun yeri, cilt kalitesi, sinir-damar komşuluğu ve erişim koşulları dikkatle değerlendirilmelidir. Kolajenaz preparatlarının Türkiye’deki ruhsatlandırma ve erişim durumu değişkenlik gösterebilir; güncel bilgi için uzman hekiminize danışmanız önerilir.
Açık Cerrahi (Fasiyektomi)

Hastalıklı ve kısalmış bağ dokusunun cerrahi olarak tamamen çıkarılması işlemidir. Birçok olguda en kapsamlı ve en kalıcı düzeltmeyi sağlayan temel cerrahi yöntemlerden biridir.
- Avantajı: Birçok olguda en kapsamlı düzeltmeyi sağlayan temel cerrahi yöntemlerden biridir. Uygun hastada daha düşük nüks oranlarıyla ilişkilidir.
- Dezavantajı: İlk yara iyileşmesi çoğu hastada 2–3 hafta içinde olur; tam toparlanma ve elin rahat kullanımı daha uzun sürebilir.
Cerrahi Neden “El Cerrahı” Tarafından Yapılmalı?
Dupuytren cerrahisi, ortopedinin teknik hassasiyeti en yüksek ameliyatlarından biridir. Çünkü sertleşen dokular, parmağın hissetmesini sağlayan dijital sinirleri ve kanlanmayı sağlayan damarları çepeçevre sarar.
Dupuytren cerrahisinde optik büyütme sistemleri, mikrocerrahi teknikler ve ciltte gerilimi azaltan Z-plasti dikiş yöntemlerinin bir arada kullanılması; sinir ve damarların korunması ile fonksiyonel sonuçlar açısından önem taşır.
Dupuytren Kontraktürü Ameliyat Sonrası
Ameliyat sonrası iyileşme süreci, cerrahinin kendisi kadar belirleyicidir. Yara kapandıktan sonra başlayan el terapisi; eklem sertliğini, tendon yapışıklıklarını ve skar dokusunun hareket üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek için kritik öneme sahiptir. Bu süreçte hekim tarafından önerilen gece ateli kullanımı, parmakların uzatma pozisyonunu koruyarak kazanılan hareket açıklığının sürdürülmesine katkı sağlayabilir. Tedavi yöntemine bağlı olarak iyileşme ve işe dönüş süreci farklılık gösterir: İğne aponevrotomi sonrası çoğu hasta birkaç gün içinde günlük aktivitelerine dönerken, açık cerrahi (fasiyektomi) sonrası erken iyileşme genellikle 2-3 hafta sürer; ağır el işi yapan, titreşimli alet kullanan veya güçlü kavrama gerektiren mesleklerde bu süre daha da uzayabilir.
Nüks, başarısız cerrahiden çok hastalığın biyolojik doğası ve bireysel diyatez özellikleriyle ilişkilidir. Açık cerrahi yöntemlerde nüks oranları genel olarak %12-40 arasında bildirilmektedir; iğne aponevrotomide ise bu oran daha yüksek seyredebilir. Ancak iğne aponevrotominin önemli bir avantajı, nüks gelişmesi halinde aynı bölgede tekrar uygulanabilmesine olanak tanımasıdır. Dupuytren diyatezi olan — yani genç yaşta başlayan, her iki elde tutulum gösteren veya güçlü aile öyküsü taşıyan — hastalarda nüks riski daha yüksektir ve bu grup uzun vadeli takip açısından ayrı bir önem taşır.
Referanslar
- Hindocha S, Stanley JK, Watson S, Bayat A. “Dupuytren’s diathesis revisited: evaluation of prognostic indicators for risk of disease recurrence.” Journal of Hand Surgery (American Volume). 2006 Dec;31(10):1626–1634.
- Rodrigues JN, Becker GW, Ball C, Zhang W, Giele H, Hobby J, Pratt AL, Davis T. “Surgery for Dupuytren’s contracture of the fingers.” Cochrane Database of Systematic Reviews. 2015 Dec 9;(12):CD010143.
- Eaton C. “Evidence-based medicine: Dupuytren contracture.” Plastic and Reconstructive Surgery. 2014 May;133(5):1241–1251.
Dupuytren Kontraktürü Hakkında Sık Sorulan Sorular
Dupuytren kontraktürü kendiliğinden geçer mi?
Hayır. Genellikle yavaş ama ilerleyici bir hastalıktır. Beklemek düzelme sağlamaz, aksine cerrahiyi zorlaştırabilir.
Ameliyat sonrası fizik tedavi gerekli mi?
Evet. Ameliyat sonrası egzersizler ve el terapisi, cerrahi sonuç üzerinde belirleyici rol oynar.
Dupuytren kontraktürü tekrarlar mı?
Dupuytren genetik ve biyolojik zemini olan bir hastalıktır; bu nedenle uygun cerrahiye rağmen zamanla nüks görülebilir.
Dupuytren kontraktürü en çok hangi parmaklarda olur?
En sık yüzük ve serçe parmak etkilenir.
Dupuytren kontraktürü ağrı yapar mı?
Genellikle ağrıdan çok sertlik ve parmak açamama yakınması yapar; erken nodül döneminde hassasiyet olabilir.
Dupuytren kontraktürü kanser midir?
Hayır, iyi huylu bir bağ dokusu hastalığıdır.
Dupuytren kontraktürü tedavisinde iğne aponevrotomi mi, açık cerrahi mi daha iyi?
Bu, kordonun yaygınlığına, parmak sayısına, cilt durumuna ve nüks riskine göre değişir.
Dupuytren kontraktürü neden ‘Viking hastalığı’ olarak bilinir?
Kuzey Avrupa kökenli topluluklarda daha sık görüldüğü için bu isimle anılır. Ancak genetik yatkınlığı olan her coğrafyadan bireyde görülebilir; “Viking” ifadesi coğrafi bir kısıtlılığı değil, genetik yoğunluğu tanımlar.
Dupuytren kontraktürü hangi kan testi ile anlaşılır?
Dupuytren kontraktürünü doğrulayan özel bir kan testi yoktur. Tanı çoğu zaman klinik muayene ile konur; avuç içindeki nodül, kordon ve parmaklarda gelişen bükülme el cerrahisi muayenesinde değerlendirilir. Kan testleri ancak eşlik eden diyabet, tiroid hastalığı veya romatizmal bir süreçten şüphelenildiğinde yardımcı amaçla istenebilir. Yani Dupuytren, laboratuvar testinden çok muayene ile tanınan bir hastalıktır.
Dupuytren kontraktürü diyabetle ilişkili midir?
Evet, diyabet ile Dupuytren kontraktürü arasında ilişki olduğu bilinmektedir. Diyabeti olan bireylerde hastalık daha sık görülebilir ve bağ dokusu sertleşmesine yatkınlık artabilir. Ancak diyabet tek başına hastalığın nedeni değildir; genetik yatkınlık, yaş, cinsiyet ve diğer çevresel faktörlerle birlikte değerlendirilmelidir. Diyabet varlığı, hastalığın görülme olasılığını artıran bir eşlikçi faktör olarak düşünülmelidir.
İğne aponevrotomi ağrılı mıdır?
İğne aponevrotomi genellikle lokal anestezi altında yapılan, hastaların çoğunun iyi tolere ettiği bir işlemdir. İşlem sırasında hissedilen ağrı çoğu zaman minimaldir; daha çok kısa süreli baskı, gerilme veya çekilme hissi tarif edilir. İşlem sonrasında hafif ağrı, hassasiyet veya morarma olabilir, ancak bu şikayetler genellikle açık cerrahiye göre daha hafif ve daha kısa sürelidir. Ağrı algısı kişiden kişiye değişse de, genel olarak hızlı toparlanma avantajı olan konforlu bir tedavi seçeneği olarak kabul edilir.
Dupuytren kontraktürü kaç yılda ilerler?
Hastalığın ilerleme hızı kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda yıllarca sınırlı nodül düzeyinde kalırken, bazı kişilerde özellikle Dupuytren diyatezi varsa birkaç yıl içinde belirgin kontraktür gelişebilir. Bu nedenle ilerleme hızını öngörmede tek bir zaman çizelgesi yoktur; düzenli klinik takip önemlidir.
Dupuytren ameliyatı sonrası ne zaman işe dönerim?
İşe dönüş süresi yapılan işlemin tipine ve mesleğin fiziksel yüküne göre değişir. İğne aponevrotomi sonrası çoğu hasta birkaç gün içinde hafif işlere dönebilirken, açık cerrahi sonrası ofis işi yapanlarda dönüş genellikle daha erken, ağır el işi yapanlarda ise birkaç haftayı bulabilir. El terapisi ve yara iyileşme süreci bu takvimi doğrudan etkiler.
UYARI: Bu içerik, el cerrahisi ile ortopedi ve travmatoloji alanında genel bilgilendirme sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler tanı koyma veya tedavi planlama amacı taşımaz. Her hastanın klinik durumu farklıdır ve kesin tanı, fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve uzman hekim değerlendirmesi ile konulmalıdır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka yetkili bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Son Güncellenme Tarihi: 21.05.2026



