Lunatum Çıkığı (Lunatum Dislokasyonu)

Lunatum çıkığında median sinir basısını ve karpal instabiliteyi gösteren anatomik medikal illüstrasyon

Geçirdiğiniz bir trafik kazası, yüksekten düşme veya spor müsabakası esnasında elinizin üzerine açık pozisyonda sertçe düştünüz mü? Acil serviste yapılan ilk değerlendirmede röntgeniniz normal denmesine rağmen el bileğinizde giderek artan ve geçmeyen şiddetli ağrı, parmaklarınızda uyuşma, mekanik klik ve boşalma hissi devam ediyorsa; kaçırılmış bir lunatum çıkığı, saatler içinde kalıcı median sinir hasarına yol açabilir. Klinik pratikte lunatum kemiği çıkığı, acil servis koşullarında sıradan bir el bileği burkulması ile en sık karıştırılan ve tanısal gecikmeye en açık travmatik yaralanmalardan biridir. Sinsi doğası nedeniyle ilk bakışta fark edilemeyen bu yaralanma, zamanında müdahale edilmediğinde elin tüm kavrama gücünü ve fonksiyonunu yok eden kalıcı bir karpal çöküş sürecini başlatır.

Lunatum Çıkığı Nedir?

Anatomik olarak Lunatum Çıkığı (Lunatum Dislokasyonu), el bileğinin merkezinde yer alan ve ön kol kemiği (radius) ile doğrudan eklemleşen yarım ay şeklindeki lunatum kemiğinin, uğradığı yüksek enerjili hiperekstansiyon travması neticesinde anatomik eklem ilişkisini tamamen kaybetmesi durumudur.

El bileğimiz, proksimal (yakın) ve distal (uzak) olmak üzere iki sıra halinde dizilmiş 8 adet karpal kemikten oluşur. Lunatum, bu dizilimin proksimal sırasında tam merkezde yer alır ve el bileğinin biyomekanik yük aktarımında bir kilit taşı, yani el bileğinin merkezi ara segment stabilizatörü ( intercalated stabilizer)rolü üstlenir. El bileğinin geriye doğru aşırı zorlandığı şiddetli travmalarda, karpal kemikleri birbirine bağlayanbağlar radialden ulnara doğru, lunatumun çevresinde dairesel bir hat izleyerek ardışık olarak yırtılır (Mayfield progresif perilunar instabilite modeli). Yaralanmanın son evresinde, lunatum kemiği stabilizan bağ komplekslerini tamamen kaybederek karpal tünelin içine doğru (volar yöne) fırlar. Ortopedi literatüründe radius-lunatum eklem ayrışması olarak adlandırılan bu anatomik kopuş, karpal tünel içerisindeki median sinir ve fleksör tendonlar üzerinde kritik basınç artışı oluşturur.

Hızlı Özet : 5 Maddede Lunatum Çıkığı

El Bileği Biyomekaniği ve Mikroanatomisi: Lunatumun Merkezi Rolü

El bileğinin (radiokarpal eklem) pürüzsüz, çok eksenli hareketi ve yük aktarımı, proksimal karpal sıranın milimetrik karpal hizalanmasına dayanır. Bu kompleks hizalanma içinde lunatum, karpal stabilitenin biyomekanik merkezidir.

Central Intercalated Stabilizer Konsepti

Anatomik olarak proksimal karpal sıraya doğrudan insert olan (yapışan) tendon yapıları bulunmaz. Bu sıra, distal karpal sıra ile ön kol (radius/ulna) arasında kalan ve tamamen çevre intrinsik/ekstrinsik bağların yönlendirmesiyle hareket eden bir “ara segment” (intercalated segment) olarak işlev görür. Lunatum, bu segmentin tam merkezinde yer alarak aksiyel yüklerin radius boyunca fizyolojik dağılımını sağlar. Bu hayati dengenin korunması, radiolunate alignment ve doğrusal hizalanma (radius, lunatum ve kapitatum eksenlerinin düz bir hat üzerinde dizilmesi) durumunun sürekliliğine bağlıdır. Bu mekanizmanın bozulması, el cerrahisinde intercalated segment instability (ara segment instabilitesi) olarak adlandırılan ağır kronik süreçlerin kapısını aralar.

Kesintisiz Karpal Arklar ve Karpal Tünel İlişkisi

Sağlıklı bir el bileği geometrisinde, proksimal ve distal karpal kemik sınırları radyolojide kesintisiz üç karpal ark çizer. Ortopedide Gilula Çizgileri (Carpal Arcs) olarak adlandırılan bu hatlar, karpal kontinuitenin (bütünlüğünün) radyolojik temelidir. Lunatum, birinci ve ikinci Gilula çizgilerinin tam merkez yayını oluşturur. Lunatumun hemen volar (avuç içi) yüzeyinde ise elin ana sinir-tendon tüneli olan karpal tünel yer alır. Lunatumun stabilizan bağ komplekslerini kaybederek bu tünele doğru yer değiştirmesi, karpal tünel hacminde ani basınç artışına yol açar.

Patofizyoloji: Mayfield Evrelemesi ve Yaralanma Mekanizmaları

Lunatum çıkığı, anlık bir bağ kopması değil; el bileğinin maruz kaldığı yüksek enerjili hiperekstansiyon travması (örneğin motorlu araç kazaları, ateşli silah yaralanmaları veya yüksekten el açık pozisyonda düşme) sırasında, ulnar deviasyon ve aksiyel yüklenme eşliğinde gelişen ilerleyici bir karpal instabilite sürecidir. Ortopedi literatüründe bu süreç Mayfield Sınıflaması ile evrelendirilir.

Lesser Arc (Küçük Ark) ve Greater Arc (Büyük Ark) Yaralanmaları

Travmanın şiddetine ve kemik bütünlüğüne göre yaralanma iki anatomik yoldan ilerler:

  • Lesser Arc Yaralanmaları: Travma enerjisi kemik kırığı oluşturmadan intrinsik karpal bağlar boyunca ilerler. Kemik yapılar sağlam kalır; tamamen bağ kopmalarıyla karakterize saf ligamentöz yaralanmalar oluşur.
  • Greater Arc Yaralanmaları: Travma enerjisi bağların yanı sıra çevre kemikleri de kırarak ilerler. En sık görülen formu transskafoid perilunat çıkık tablosudur; burada skafoid kemiği kırılır ve kırık hattı lunatum çevresindeki dizilimi bozar.

Mayfield İlerleyici Karpal İnstabilite Evreleri

Mayfield ve arkadaşları, radialden ulnara doğru ilerleyen bu enerji dalgasının bağları lunatumun çevresinde dairesel bir hat boyunca ardışık olarak nasıl yırttığını 4 evrede tanımlamıştır:

  1. Evre I (Skafolunat Dissosiasyon): Enerji el bileğinin radialinden girer. Skafolunat bağ tamamen kopar. Skafoid volar eğilerek fleksiyona giderken, lunatum nötral pozisyonunu korumaya çalışır.
  2. Evre IIEvre I hasarına ek olarak travma enerjisi distal karpal sıraya geçer. Lunokapitat eklem bozulur ve kapitatum dorsale doğru deplase olmaya başlar.
  3. Evre III (Perilunat Çıkık – Perilunate Dislocation): Enerji ulnar tarafa ulaşarak lunotriquetral bağın kopmasına neden olur. Lunatum halen radiusun üzerindedir; ancak kapitatum başta olmak üzere tüm karpal kemikler lunatumun arkasına (dorsale) doğru çıkmıştır.
  4. Evre IV (Akut Lunatum Çıkığı): Yaralanmanın son ve en ağır evresidir. Arkaya çıkan karpal kemikler, karpal sıranın yeniden hizalanma kuvvetiyle aniden eski yerlerine doğru itilirken, proksimaldeki lunatum kemiğini öne (volar yöne) fırlatır. Lunatum, radyokarpal eklemden tamamen ayrılarak karpal tünelin içine devrilir.

Lunatum Çıkığı ve Perilunat Çıkık Farkı

Klinik muayene ve radyolojik değerlendirme esnasında, Mayfield Evre III (Perilunat Çıkık) ile Evre IV (Lunatum Çıkığı) tabloları, aynı travmatik spektrumun ardışık evreleri oldukları için sıklıkla birbirine karıştırılır. Ancak bu iki patoloji arasında el cerrahisi yaklaşımını ve aciliyetini belirleyen şu temel anatomik farklar mevcuttur:

Anatomik / Klinik ÖzellikPerilunat Çıkık (Mayfield Evre III)Lunatum Çıkığı (Mayfield Evre IV)
Lunatumun Anatomik PozisyonuRadius ile ilişkisi korunmuştur. Lunatum kemiği radiusun distal eklem yüzeyindeki (fossa lunata) yuvasında kalmaya devam eder.Radius ile ilişkisi tamamen kopmuştur. Radiokarpal eklem kontinuitesi tamamen bozulmuştur; lunatum yuvasından fırlayarak öne (volar yöne), karpal tünelin içine doğru deplase olur.
Çevre Karpal Kemiklerin DurumuKapitatum başta olmak üzere tüm distal ve proksimal karpal kemikler lunatumun arkasına (dorsal tarafa) doğru yer değiştirmiştir.Çevre karpal kemikler eski yerlerine dönerek radius-kapitatum ekseni yeniden hizalanmıştır; ancak ortadaki lunatum tünelin içinde kalmıştır.
Median Sinir Bası RiskiGenellikle daha sınırlıdır; karpal tünel içindeki akut basınç artışı hafiftir.Maksimum düzeydedir. Volar tarafa fırlayan lunatum kemiği, karpal tünel içinde akut karpal tünel sendromunu doğrudan tetikler.
Radyolojik Profil Görünümü (Lateral Grafi)Radius ve lunatum düz bir hat üzerindedir; kapitatum ise bu hattın arkasına (dorsaline) kaymıştır.Spilled Teacup Sign pozitifleşir. Yarım ay şeklindeki lunatum kemiği öne doğru devrilerek radius ekseninden tamamen ayrılır.

Lunatum Çıkığı Neden Acildir?

Lunatum çıkığı, ortopedi ve travmatoloji pratiğinde zamanla yarışılan zamana duyarlı bir acil cerrahi müdahaledir (time-sensitive surgical emergency). Hastanın acil servis kapısından girdiği andan itibaren cerrahi masasına alınmasına kadar geçen her saat, elin fonksiyonel geleceğini doğrudan belirler.

Akut Median Nöropati ve Thenar Riskler

Volar yöne doğru fırlayan lunatum kemiği, karpal tünel içerisindeki kısıtlı hacmi bloke ederek kompresif iskemi sürecini başlatır. Bu durum, tünelden geçen median sinir üzerinde akut fonksiyon kaybı yaratır.

  • Thenar Motor Fonksiyon Kaybı: Median sinirin motor dalı (recurrent branch), elin başparmağını kontrol eden thenar kasları uyarır. Sıkışma saatler içinde dekomprese edilmezse, başparmağın diğer parmaklarla birleşmesini sağlayan opponens fonksiyonu ile hassas kavrama ve ince pinch fonksiyonları kalıcı olarak kaybedilebilir; bu durum geri dönüşümsüz kas erimesine (irreversible thenar wasting) yol açar.
  • Sensörel Duyusal Bozukluklar ve İki Nokta Ayrımı: Sıkışma ilerledikçe başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının radial yarısında ileri derecede duyu kaybı ve parestezi yerleşir. Klinik muayenede iki nokta ayrımı (two-point discrimination) testinin bozulması, acil cerrahi dekompresyonun en net göstergesidir.

Lunatum Vaskülaritesi ve Avasküler Nekroz (Osteonekroz) Riski

Lunatum kemiğinin kanlanma modeli ve retrograd vasküler paterni, onu iskemiye karşı olağanüstü hassas kılar:

  • Vasküler Giriş Paternleri: Lunatum, kan desteğini esas olarak ön (palmar penetran damarlar) ve arka (dorsal interosseöz vasküler ark) taraftan giren küçük damarlardan alır. Kemiğin %80’i eklem kıkırdağı ile kaplı olduğundan intraosseöz vasküler ağın giriş alanları çok dardır.
  • Biyolojik Beslenme Kesintisi: Evre IV dislokasyon esnasında lunatum tüm çevre bağlarını kopardığı için, kemiğe arkadan kan getiren dorsal vasküler ark tamamen yırtılır. Kemiğin beslenme anatomisindeki varyasyonlar nedeniyle, bazı hastalarda geriye yalnızca sınırlı volar vasküler destek kalabilir. Eğer cerrahi redüksiyon gecikirse, kemiğin beslenmesi tamamen durur ve avasküler nekroz (osteonekroz) süreci başlar. Bu durum karpal kemiğin canlılığını yitirerek ilerleyen yıllarda yapısal olarak çökeceğinin, yani posttravmatik karpal çöküşün biyolojik kanıtıdır.

Radyolojik Tanı Tuzakları ve Gözden Kaçan Grafi Bulguları

Lunatum çıkığı vakalarının acil servislerde literatürde %16-25’e varan yüksek oranlarda gözden kaçmasının ana nedeni; standart ön-arka (AP) grafilerdeki anatomik örtüşmeler, çekim pozisyonundaki minimal rotasyonlar, karpal kemiklerin üst üste binmesi ve klinisyenlerin lateral (yan) grafileri titizlikle incelememesidir. Doğru tanı için el bileği radyolojisinde spesifik parametrelerin takibi şarttır.

Ön-Arka (AP) Grafi Tuzakları ve Karpal Ark Bütünlüğü

Standart bir AP röntgende, el bileği yaygın ödem ve karpal kemiklerin süperpozisyonu nedeniyle yanıltıcı şekilde normal görünebilir. Ancak dikkatli bir el cerrahı şu iki patognomonik radyolojik bulguya odaklanır:

  • Gilula Çizgilerinin (Carpal Arcs) Bozulması: Proksimal ve distal karpal sıraların çizdiği o kesintisiz üç karpal ark hattı (carpal arc continuity) lunatum çıkığında tamamen kesintiye uğrar. Kemiklerin yer değiştirmesiyle bu hatlarda radyolojik bir interruption (kesinti) ve basamaklanma izlenir.
  • “Piece of Pie” (Triangüler Deformite) Bulgusu: AP grafide normalde dörtgen (dört köşe) şeklinde görünmesi gereken lunatum kemiği, öne doğru devrilip eksen değiştirdiği için radyolojide bir triangüler deformite görünümü (pasta dilimi anomalisi) kazanır. Bu durum, proksimal sıradaki karpal ark bütünlüğünün çöktüğünün net bir AP kanıtıdır.

Lateral (Yan) Grafinin Mutlak Önemi ve “Spilled Teacup Sign”

Lunatum çıkığı tanısında lateral el bileği grafisi tartışmasız altın standarttır. Yan grafide radius, lunatum ve kapitatum kemiklerinin merkez eksenlerinin aynı doğrultuda hizalanması (collinear alignment)dengesi incelenir.

  • Spilled Teacup Sign (Devrilmiş Çay Fincanı Görünümü): Evre IV dislokasyonda yarım ay veya fincan şeklindeki lunatum kemiğinin, tüm çevre bağlarını kopararak öne (volar yöne) doğru ileri volar rotasyona uğradığı izlenir. Fincanın ağzı avuç içine doğru bakar, radius eklem yüzeyi (fossa lunata) tamamen boş kalmıştır. Kapitatum ise radiusun üzerine doğru çökerek bir yukarı doğru göç süreci başlatır ve karpal boyu kısaltır.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT) Gerekliliği: Akut travma anında şüphede kalınan veya karmaşık kemik dizilimleri içeren her vakada, bağ yaralanmasına eşlik eden gizli Greater Arc kemik kırıklarını (özellikle transskafoid varyantları) atlamamak ve cerrahi haritalandırmayı yapmak için üç boyutlu el bileği BT çekilmesi güçlü şekilde önerilir.

Lunatum Çıkığı mı Kienböck Hastalığı mı?

Klinik pratikte ve arama motoru sorgularında, “lunatum kemiğinde problem” denildiğinde bu iki patoloji sıklıkla birbirine karıştırılır. Ancak aralarındaki farklar tamamen farklı biyolojik süreçlerdir:

  1. Lunatum Çıkığı: Akut, yüksek enerjili bir travma (trafik kazası, yüksekten düşme) sonrasında aniden gelişen mekanik bir dislokasyondur. Kemik yapısal olarak sağlamdır ancak yuvasından çıkmıştır. Karpal tünelde akut kompresif iskemi yaratır ve acil cerrahi gerektirir.
  2. Kienböck Hastalığı: Herhangi bir akut çıkık veya büyük bir travma öyküsü olmaksızın, lunatum kemiğinin mikro-vasküler kanlanmasının sinsi bir şekilde bozulması sonucu gelişen kronik ve yavaş ilerleyen bir avasküler nekroz (osteonekroz) tablosudur. Kemik anatomik yuvasındadır ancak zamanla beslenemediği için progressif trabeküler kollaps / subkondral çöküş gelişir. İlerleyici karpal kollaps ile sonuçlanan bu sürecin tedavisi acil değil, evresine göre planlı cerrahiler içerir.

Lunatum Çıkığı Belirtileri

Acil serviste “basit bir geçici yumuşak doku zorlanması veya burkulma” denilerek evine gönderilen bir hastada, zamanla gelişen semptom progresyonu (belirtilerin ilerleyişi) tanıyı ele veren en büyük ipucudur.

Travma Sonrası Şiddetli Ağrı ve Mekanik Kilitlenme

Hastanın el bileğinde, travmanın ilk şokundan sonra azalan değil, saatler geçtikçe şiddetlenen künt ve zonklayıcı bir ağrı yerleşir. Volar tarafa fırlayan kemik, fleksör tendon excursion’ını (tendonların kayma mesafesini) mekanik olarak bloke ettiği için hasta parmaklarını tam olarak kapatamaz ve açamaz. El bileği hareket ettirilmeye çalışıldığında derin bir mekanik kilitlenme, sürtünme bulguları ve instabiliteye bağlı şiddetli bir ağrılı takılma/klik sesi hissi ön plandadır.

Akut Karpal Tünel Bulguları (Nörolojik Defisit)

Hasta, el bileğindeki ağrıdan ziyade parmaklarındaki nörolojik değişiklikleri tarif etmeye başlar. Median sinirin kompresif iskemisine bağlı olarak:

  • Başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağının radial yarısında giderek yoğunlaşan parestezi, hipoestezi ve ileri derecede duyu kaybı gelişir.
  • Hasta elindeki basit nesneleri bile tutamaz; başparmağın recurrent branch motor sinir etkilenimine bağlı olarak opponens ve ince pinch fonksiyonlarının zayıflaması neticesinde ani bir kavrama güçsüzlüğü yaşar. El bileğinin volar (ön) yüzünde, karpal tünelin hemen üzerinde dışarıdan da fark edilebilen dolgunluk, sertlik ve ağrılı bir palmar fullness (kemik kabarıklığı) palpasyonla hissedilir.

Cerrahi Tedavi Protokolü: Yaklaşımlar ve Fiksasyon Teknikleri

Akut lunatum çıkığı, yüksek redüksiyon kaybı tablosu ve akut karpal tünel sendromu riski nedeniyle cerrahi olarak anatominin yeniden kurulmasını zorunlu kılan acil bir tablodur.

Cerrahi Yaklaşım Stratejileri: Kombine Alan Yönetimi

Klinik pratikte, karpal tünel dekompresyonu ve bağların anatomik onarımı için çoğu akut vakada kombine dorsal-volar yaklaşım tercih edilir:

  • Volar Yaklaşım ve Dekompresyon: Karpal tünel tamamen insize edilerek median sinir rahatlatılır. Volar tarafa devrilmiş olan lunatum kemiği, median sinir ve fleksör tendon kompleksinden dikkatlice ayrıştırılarak radius distal eklem yüzeyindeki yuvasına (fossa lunata) redükte edilir.
  • Dorsal Yaklaşım ve Bağ Onarımı: Doğrudan görüş altında kopan intrinsik karpal bağların (SL ve LT) anatomik onarımı gerçekleştirilir. Bağlar, mikro suture anchor (küçük kemik çapaları) sistemleri ile kemiğe yeniden fikse edilir.
  • Greater Arc Varyantı (Transskafoid Sürprizler): Eğer çıkığa skafoid kırığı eşlik ediyorsa (transskafoid perilunat varyantı), kırık hattı rijit şekilde sabitlenmelidir. Bu aşamada el cerrahisi otoritesinin altın standardı olan Headless Compression Screw (Herbert Vidası / Başsız Kompresyon Vidası) kullanılarak kırık fragmanları komprese edilerek kilitlenir.

Korumalı İmmobilizasyon: K-Teli (Kirschner Wire) Fiksasyonu

Kemiğin yerine oturtulması ve intrinsik bağların suture anchor ile dikilmesi, biyolojik iyileşme tamamlanana kadar tek başına yeterli mekanik direnç sağlamaz. Bu süreçte korumalı immobilizasyon sağlanmalıdır:

  • K-Teli Geçici Sabitlemesi: Ameliyat esnasında skafolunat (scafolunate) ve lunokapitat (lunocapitate) eklem hatlarından geçecek şekilde geçici paslanmaz çelik K-telleri (Kirschner telleri) yerleştirilir.
  • Biyolojik İyileşme Takvimi: Bu teller ameliyat sonrası ilk 6 ila 8 hafta boyunca karpal dizilimin korunmasına yardımcı olur. Bağların ve skafoid kemiğinin biyolojik iyileşme sürecinin ardından teller poliklinik şartlarında anestezi gerektirmeden ağrısız bir şekilde çekilir ve ardından yoğun el fizyoterapisi protokolüne geçilir.

Geç Dönem Karpal Kollaps ve Salvage Cerrahileri

Eğer lunatum çıkığı veya perilunat yaralanması akut dönemde (ilk birkaç hafta içinde) gözden kaçarsa ya da yetersiz tedavi edilirse, bağların ve eklem yüzeylerinin anatomik rekonstrüksiyon potansiyeli kaybolur. İlerleyen aylarda gelişen avasküler nekroz (osteonekroz) ve progressif trabeküler kollaps, el bileğinde kalıcı mekanik kilitlenmeye ve geri dönüşümsüz kireçlenmeye yol açar. Bu aşamada anatomik onarım imkânsızdır; devreye el cerrahisinin salvage (kurtarma) ameliyatları girer:

  • Proksimal Sıra Karpektomisi (Proximal Row Carpectomy – PRC): Canlılığını yitirmiş ve çökmüş olan proksimal sıradaki üç kemik (skafoid, lunatum, triquetrum) cerrahi olarak tamamen çıkarılır. Böylece kapitatum başı doğrudan radiusun lunate fossası ile artikülasyon kurar. Bu operasyon, el bileğinde biyomekanik olarak fonksiyonel bir eklem aralığı yaratan, dünya literatüründe kabul görmüş bir motion-preserving salvage procedure (hareket koruyucu kurtarma ameliyatı) olarak işlev görür.
  • Dört Köşe Artrodezi (Four-Corner Fusion): SLAC wrist ve karpal çöküşün distal sıraya ilerlediği durumlarda skafoid kemiği çıkarılır. Geriye kalan kapitatum, hamatum, triquetrum ve lunatum kemikleri özel dairesel kilitli plaklar veya headless compression screw (başsız kompresyon vidası) sistemleri yardımıyla birbirine kaynatılır. El bileğinin yük aktarım stabilitesini koruyan bu teknik, elin kavrama gücünü optimize eder.
  • Total El Bileği Artrodezi (Total Wrist Arthrodesis): Eklem kıkırdağının tamamen harap olduğu, tüm karpal sıraların çöktüğü son evre vakalarda uygulanır. Radius, karpal kemikler ve üçüncü metakarp boyunca uzanan uzun bir rekonstrüksiyon plağıyla eklem tamamen dondurulur. Ameliyat sonrasında radiokarpal hareket tamamen elimine edilir; ancak hastanın kronik, zonklayıcı ve refrakter mekanik ağrısı tamamen ortadan kaldırılarak stabil, güçlü bir el fonksiyonu elde edilir.

Ameliyat Sonrası Median Sinir EMG Takibi ve Prognoz

Akut karpal tünel dekompresyonu sonrasında median sinirin geri dönüş potansiyeli ve tenar kasların iyileşme kalitesi objektif olarak izlenmelidir. Bu süreçte Elektromiyografi (EMG) takibi kritik bir prognostik (öngörüsel) araçtır:

  • Erken Dönem Takibi: Ameliyattan sonraki 6. ila 12. haftalarda yapılan kontrol EMG’leri, sinirdeki aksonal rejenerasyonu ve motor ünite potansiyellerindeki düzelmeyi gösterir.
  • Geç Dönem Takibi: Tanısal gecikmeye uğramış kronik kompresyonlarda, cerrahi sonrasında thenar recovery (kas geri dönüşü) sürecinin takibinde ve sinirin kalıcı hasar durumunun saptanmasında EMG altın standart testtir.

Referanslar

  1. Mayfield JK, Johnson RP, Kilcoyne RK. “Carpal dislocations: pathomechanics and progressive perilunar instability.” J Hand Surg Am. 1980;5(3):226–241.
  2. Herzberg G, Comtet JJ, Linscheid RL, Amadio PC, Cooney WP, Stalder J. “Perilunate dislocations and fracture-dislocations: a multicenter study.” J Hand Surg Am. 1993;18(5):768–779.
  3. Budoff JE. “Treatment of acute lunate and perilunate dislocations.” J Hand Surg Am. 2008;33(8):1424–1432.
  4. Scalcione LR, Gimber LH, Ho AM, Johnston SS, Sheppard JE, Taljanovic MS. “Spectrum of carpal dislocations and fracture-dislocations: imaging and management. “AJR Am J Roentgenol. 2014;203(3):541–550.

Sıkça Sorulan Sorular

Lunatum çıkığı kendiliğinden düzelir mi? Ameliyatsız iyileşme şansı var mıdır?

Hayır, lunatum çıkığı kendiliğinden düzelmez. Acil serviste kapalı redüksiyon denenebilir ve median sinir baskısını geçici olarak hafifletebilir; ancak bu yöntem tek başına kalıcı iyileşmeyi sağlamaz. Cerrahi olmaksızın uzun vadeli anatomik stabilite elde edilemez.. Yaralanma esnasında el bileğinin ara segment stabilitesi mekanizmasını tutan skafolunat ve lunotriquetral bağlar tamamen yırtılmıştır. Kemik yerinden fırlayarak karpal tünelin içine devrilmiştir. Cerrahi olarak kemik yerine oturtulup, suture anchor sistemleri ile bağlar onarılmadığı sürece el bileğinde ileri karpal instabilite ve nörolojik kayıp gelişme riski çok yüksektir.

El bileği çıkığı neden röntgende görülmez veya gözden kaçar?

Akut travma sonrasında el bileğinde gelişen yaygın ödem ve şişlik, kemiğin yer değiştirmesini dışarıdan maskeler. Standart ön-arka (AP) röntgen grafilerinde ise karpal kemikler üst üste bindiği için dizilim ilk bakışta normal sanılabilir. Tanının kaçmaması için ön-arka grafide Gilula continuity (ark bütünlüğü) parametrelerinin, lateral (yan) el bileği grafisinde ise radyolojik radiolunate alignment ve bir üçgen deformitesi yaratan Piece of Pie bulgusunun uzman bir el cerrahı tarafından incelenmesi şarttır.

Lunatum çıkığında parmaklarda uyuşma neden olur?

Yerinden çıkan yarım ay şeklindeki lunatum kemiği, avuç içi yönüne (volar tarafa) doğru fırlayarak karpal tünelin içine girer. Bu durum, tünelin hacmini daraltarak içerisinden geçen median sinir üzerinde akut kompresif iskemi (basıya bağlı kansızlık) başlatır. Bu nörolojik sıkışma neticesinde başparmak, işaret parmağı ve orta parmakta şiddetli parestezi, hipoestezi ve duyu kayıpları gelişir.

Spilled Teacup Sign (Devrilmiş Çay Fincanı Bulgusu) nedir?

Lunatum çıkığının lateral (yan) el bileği röntgenindeki en ikonik patognomonik bulgusudur. Yan grafide normalde radius ile düz bir eksende durması gereken yarım ay (fincan) şeklindeki lunatum kemiğinin, öne doğru devrilerek ters dönmüş bir çay fincanı görünümü almasıdır. Bu görüntü, radius eklem yüzeyinin (fossa lunata) tamamen boş kaldığını ve acil cerrahi dekompresyon gerektiğini kanıtlar.

Lunatum çıkığı ile perilunat çıkık aynı şey midir?

Hayır, aynı şey değildir ancak aynı travmatik spektrumun ardışık evreleridir (Mayfield Sınıflaması). Perilunat çıkıkta (Evre III), lunatum kemiği halen radius üzerindeki yuvasındadır; ancak arkasındaki kapitatum başta olmak üzere diğer karpal kemikler dorsale (arkaya) doğru çıkmıştır. Lunatum çıkığında ise (Evre IV), karpal rebound mekanizması ile arkaya kayan distal sıranın aniden eski yerine oturması sırasında ortadaki lunatum tamamen yuvasından fırlayarak öne, yani karpal tünelin içine doğru deplase olmuştur.

Greater Arc varyantlarında skafoid kırığı nasıl sabitlenir?

Eğer lunatum veya perilunat çıkığına skafoid kemiğinin kırığı da eşlik ediyorsa buna transskafoid greater arc yaralanması denir. Bu durumda sadece bağ onarımı yetmez. Kırık fragmanlarının milimetrik olarak kilitlenmesi ve kaynamanın uyarılması amacıyla el cerrahisinin en üst düzey teknolojisi olan Headless Compression Screw (Herbert Vidası / Başsız Kompresyon Vidası) eklem içinden gönderilerek kırık hattı rijit şekilde komprese edilir.

Lunatum çıkığı ameliyatı kaç saat sürer ve K-telleri ne zaman çıkarılır?

Yaralanmanın saf ligamentöz veya transskafoid greater arc varyantı olmasına göre ameliyat süresi ortalama 1.5 ila 2.5 saat arasında değişir. Operasyon esnasında eklemi korumak amacıyla yerleştirilen ince çelik K-telleri (Kirschner telleri), bağların biyolojik iyileşme süresi boyunca karpal dizilimin korunmasına yardımcı olmak adına 6 ila 8 hafta el bileğinde kalır. Bu süre sonunda poliklinikte anestezi gerektirmeden ağrısızca çekilir.

Lunatum çıkığı geç kalırsa veya tedavi edilmezse ne olur?

Müdahale edilmeyen vakalarda, kemiğe arkadan kan getiren dorsal vasküler ağ tamamen yırtıldığı için avasküler nekroz (osteonekroz) süreci başlar. Canlıliğini yitiren lunatum kemiğinde zamanla progressif trabeküler kollaps gelişir. Bu durum el bileğinin tamamen çöktüğü, eklem kıkırdaklarının harap olduğu SLAC wrist ve ilerleyici karpal kollaps tablosuna yol açar. Bu aşamada hastaya ancak el bileğini donduran veya kemiklerin çıkarılmasını gerektiren geç dönem salvage (kurtarma) cerrahileri uygulanabilir.

El bileğinden gelen her klik sesi tehlikeli midir?

Hayır, tek başına her klik sesi patolojik olmayabilir. Eğer klik sesine ağrı, uyuşma veya hareket kısıtlılığı eşlik etmiyorsa bu sesler fizyolojik eklem içi gaz değişimlerinden, hafif ligament laxity (bağ gevşekliği) durumlarından veya zararsız tendon snapping olaylarından kaynaklanabilir. Ancak geçirilmiş bir el bileği travması sonrasında, el bileğinin ulnar/radial deviasyon hareketleri sırasında derin bir kilitlenme ve ağrılı takılma hissi alınıyorsa, bu durum gizli bir skafolunat bağ yetmezliğinin habercisidir ve Watson testi ile doğrulanmalıdır.

Ameliyat sonrası el eski gücüne ve hareketlerine tamamen döner mi?

Lunatum çıkığı çok ağır bir karpal instabilite hasarı olduğu için, erken ve başarılı cerrahiye rağmen, birçok seride bir miktar kalıcı hareket kısıtlılığı ve kavrama gücü kaybı bildirilmektedir. Ancak erken evrede yapılan anatomik onarımlar, hastanın eri dönüşümsüz kas erimesi yaşamasını engeller, ince yakalama fonksiyonlarını kurtarır ve hastanın ağrısız, güçlü bir kavrama kapasitesiyle günlük yaşamına dönmesini sağlar.



Son GüncellenmeTarihi: 17.05.2026

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top