Bebeğinizin elinde ya da ayağında fazla bir parmak fark edildiğinde akla gelen ilk sorular genellikle şunlardır: Bu neden oldu? Başka bir sağlık sorununun işareti mi? Ameliyat gerekir mi, gerekirse ne zaman? Fazla parmak alındıktan sonra el normal görünecek ve normal çalışacak mı?
Polidaktili, en sık görülen doğumsal el farklılıklarından biridir ve birçok çocukta başka bir sağlık sorunu olmadan, izole bir farklılık olarak ortaya çıkar. Ancak her polidaktili aynı değildir. Serçe parmağın yanında deriyle tutunan küçük bir çıkıntı ile kemik, eklem ve tendonlarını paylaşan iki başparmak, adı aynı olsa da birbirinden çok farklı iki durumdur. Bu yazıda polidaktilinin türlerini, tedavi seçeneklerini ve ameliyat sürecini, ebeveynlerin en çok merak ettiği sorular üzerinden anlatıyoruz.
Polidaktili Nedir?
Polidaktili, el veya ayakta doğuştan normalden fazla parmak bulunmasıdır. Halk arasında “fazla parmak” veya “altı parmaklılık” olarak da bilinir. Tek elde, iki elde, ayaklarda ya da hem ellerde hem ayaklarda birlikte görülebilir.
Parmaklar, anne karnındaki gelişimin ilk haftalarında, el tomurcuğunun önce kürek benzeri bir yapı oluşturması ve ardından bu yapının parmaklara ayrılmasıyla şekillenir. Bu süreçteki küçük bir farklılık, normalden fazla parmak oluşmasına yol açabilir. Polidaktili bu nedenle sonradan gelişen bir durum değildir; doğumda fark edilir ve bazı olgular doğum öncesi ultrason incelemelerinde de saptanabilir.
Fazla Parmak Her Zaman Tam Gelişmiş Bir Parmak mıdır?
Hayır. “Fazla parmak” ifadesi, çok farklı yapıları kapsar:
- Küçük bir deri çıkıntısı: Çoğu zaman serçe parmağın yanında görülen, ince bir deri sapıyla bağlı, gelişmemiş (rudimenter) bir yapıdır; kemik içermeyebilir.
- Kısmen gelişmiş parmak: Kemiği ve tırnağı olabilir, ancak normal bir parmak gibi hareket etmez ve eklem bağlantısı zayıftır.
- Tam gelişmiş parmak: Kendi kemikleri, eklemleri, tendonları ve tırnağı olan, hareket edebilen bir parmaktır.
Bu ayrım tedavinin nasıl yapılacağını doğrudan belirler. Ayrıca önemli bir nokta daha vardır: Fazla parmak her zaman normal bir ele eklenmiş ayrı bir parmak değildir. Özellikle başparmak polidaktilisinde iki parmak kemik, eklem, bağ ve tendon yapılarını kısmen paylaşabilir; çoğu olguda bu parmakların hiçbiri tek başına tamamen normal bir başparmak yapısına sahip değildir. Bu yüzden başparmak polidaktilisinde amaç, birini çıkarıp diğerini bırakmak değil, iki parmağın yapılarından yararlanarak tek, sağlam ve iyi çalışan bir başparmak oluşturmaktır.
Polidaktili Neden Olur, Genetik midir?
Polidaktili, anne karnında parmakların oluştuğu dönemde, parmak sayısını ve dizilişini kontrol eden gelişim sinyallerindeki bir farklılık sonucu ortaya çıkar. Birçok çocukta başka bir sağlık sorunu olmadan, izole bir doğumsal farklılık olarak görülür. Bununla birlikte bazı tiplerde ailesel geçiş daha belirgin olabilir; daha az sıklıkla ise polidaktili, başka doğumsal farklılıklarla birlikte görülen bir genetik sendromun parçası olabilir.
Anne Karnında Ne Olur?
Parmakların sayısı ve hangi parmağın başparmak, hangisinin serçe parmak olacağı, el tomurcuğunun gelişimi sırasında belirli genlerin kontrol ettiği sinyallerle belirlenir. Bu sinyallerin dengesindeki küçük bir değişiklik, el tomurcuğunun normalden geniş gelişmesine ve fazladan bir parmak oluşmasına yol açabilir.
Ebeveynlerin sık sorduğu bir soru vardır: “Hamilelikte yaptığımız bir şey buna neden oldu mu?” Çoğu olguda anne veya babanın gebelik öncesinde ya da sırasında yaptığı belirli bir davranışa bağlanabilecek bir neden saptanmaz. Polidaktili, ebeveynlerin önleyebileceği bir durum değildir.
Polidaktili Ailesel Olabilir mi?
Evet. Özellikle serçe parmak tarafındaki polidaktili, bazı ailelerde birden fazla kuşakta görülebilir. Bu ailelerde durum, ebeveynlerden birinden çocuğa geçebilir. Ancak aynı ailede bile polidaktilinin görünümü kişiden kişiye değişebilir: Bir kişide yalnızca küçük bir deri çıkıntısı olurken, başka bir aile bireyinde iki elde ve ayaklarda tam gelişmiş fazla parmaklar bulunabilir.
Başparmak tarafındaki polidaktili sık olarak ailede başka örneği olmadan ve tek elde görülür. Ancak özellikle başparmakta iki yerine üç kemiğin bulunduğu (üç falankslı başparmak) bazı tiplerde ailesel geçiş belirgin olabilir.
Orta parmaklarda görülen polidaktili ise daha nadirdir ve sıklıkla parmak yapışıklığıyla (sindaktili) birlikte bulunabilir. Bazı ailesel veya sendromik tablolarda da görülebilir.
Polidaktili Başka Hastalıklarla Birlikte Olabilir mi?
Çoğu çocukta hayır. Ancak polidaktili, daha az sıklıkla, birden fazla organ sistemini etkileyen genetik sendromların bir parçası olabilir. Bu nedenle polidaktilisi olan her bebeğin genel muayenesinin dikkatle yapılması gerekir.
Aşağıdaki durumlardan biri varsa, çocuk doktoru ve gerekirse genetik uzmanı tarafından ek değerlendirme yapılması önerilir:
- Polidaktilinin birden fazla ekstremiteyi tutması, özellikle aile öyküsü olmadan hem ellerde hem ayaklarda birlikte görülmesi
- Kalp, böbrek, göz, yüz veya iskelet sisteminde başka doğumsal farklılıklar
- Boy kısalığı, belirgin büyüme geriliği veya gelişim gecikmesi
- Ailede polidaktiliyle birlikte başka doğumsal farklılıkların bulunması
- Üç falankslı başparmak
- Bebeğin genel muayenesinde dikkat çeken başka bulgular
Bu bulguların varlığı bir sendrom olduğu anlamına gelmez; yalnızca daha ayrıntılı değerlendirmenin gerekli olduğunu gösterir.
Her Çocukta Genetik Test Gerekir mi?
Hayır. İzole görünen, tek taraflı ve başka doğumsal bulgusu olmayan birçok polidaktili olgusunda rutin genetik test gerekmez. Genetik değerlendirme gereksinimi; polidaktilinin tipine, iki taraflı ya da birden fazla eli veya ayağı tutmasına, aile öyküsüne ve eşlik eden diğer bulgulara göre belirlenir.
Genetik danışmanlık ile genetik test aynı şey değildir. Ailede belirgin polidaktili öyküsü varsa, test gerekmese bile kalıtım ve gelecekteki çocuklarda tekrarlama olasılığı hakkında genetik danışmanlık almak yararlı olabilir.
Polidaktili Türleri Nelerdir?
Polidaktili, fazla parmağın elin hangi tarafında bulunduğuna göre üç ana gruba ayrılır: başparmak tarafındaki (preaksiyel veya radyal) polidaktili, serçe parmak tarafındaki (postaksiyel veya ulnar) polidaktili ve orta parmaklardaki (santral) polidaktili. Bu ayrım; fazla parmağın yapısını, eşlik edebilecek durumları ve tedavinin ne kadar karmaşık olacağını büyük ölçüde belirler.
Polidaktili tiplerinin görülme sıklığı toplumdan topluma değişir. Genel olarak en sık görülen tip serçe parmak tarafındaki polidaktilidir; başparmak polidaktilisi ise bazı toplumlarda daha sık karşımıza çıkar. Orta parmaklardaki polidaktili en nadir görülen tiptir.
Başparmak Tarafında Polidaktili (Çift Başparmak)
Başparmak tarafındaki polidaktili, halk arasında “çift başparmak” olarak da bilinir; tıpta başparmak duplikasyonu olarak adlandırılır. Bu tipte başparmak, ucundan tabanına kadar herhangi bir seviyede ikiye ayrılmış olabilir. İki parmak bazen yalnızca tırnak hizasında ayrılırken, bazen de el ayasının içindeki kemiğe kadar birbirinden tamamen ayrıdır.
Başparmak polidaktilisini diğer tiplerden ayıran en önemli özellik, iki parmağın kemik, eklem, bağ ve tendon yapılarında ortaklıklar veya normal dışı bağlantılar bulunabilmesidir. Ayrıca iki başparmak çoğu zaman birbirinden farklı boyuttadır, farklı açılarda durabilir ve eklemleri tam stabil olmayabilir. Bu nedenle başparmak polidaktilisi, görünüşte basit olsa bile çoğu zaman en dikkatli planlama gerektiren polidaktili tipidir.
Wassel-Flatt Sınıflaması Nedir?
Başparmak polidaktilisinde en yaygın kullanılan sınıflama Wassel-Flatt sınıflamasıdır. Bu sınıflamayı anlamak için başparmağın yapısını bilmek yeterlidir. Diğer parmaklardan farklı olarak başparmakta iki parmak kemiği (falanks) bulunur: tırnağın altındaki uç kemik (distal falanks) ve onun altındaki taban kemiği (proksimal falanks). Bunların altında, el ayasının içinde ise başparmağın el tarağı kemiği (1. metakarp) yer alır.
Wassel-Flatt sınıflaması, başparmağın bu kemiklerden hangisinin seviyesinde ikiye ayrıldığına göre yedi tip tanımlar:
- Tip I: Uç kemik (distal falanks) çatallanmıştır.
- Tip II: İki ayrı uç kemik vardır.
- Tip III: Taban kemiği (proksimal falanks) çatallanmıştır.
- Tip IV: İki ayrı taban kemiği vardır.
- Tip V: El tarağı kemiği (metakarp) çatallanmıştır.
- Tip VI: İki ayrı el tarağı kemiği vardır.
- Tip VII: Başparmaklardan birinde normalde iki olması gereken parmak kemiği sayısı üçtür (üç falankslı başparmak).
Tek sayılı tipler ilgili kemiğin çatallandığı, çift sayılı tipler ise o seviyede iki ayrı kemiğin bulunduğu durumları gösterir. Tip IV, başparmak duplikasyonunun en sık görülen Wassel tiplerinden biridir ve birçok büyük seride en sık tip olarak bildirilmiştir.
Bu sınıflama, cerrahlar arasında ortak bir dil oluşturduğu için hâlâ çok değerlidir. Ancak bir sınırlılığı vardır: Yalnızca kemiklerin ayrılma seviyesini tanımlar. Parmakların büyüklük farkını, eksen bozukluğunu, eklem stabilitesini, tendonların nereye yapıştığını ve bazı karmaşık anatomik varyasyonları her zaman yansıtmaz. Bu nedenle aynı Wassel tipine sahip iki çocuğun tedavi planı birbirinden farklı olabilir. Tedavi kararı yalnızca Wassel-Flatt sınıflamasına göre verilmez; muayene, eksen bozukluğu, eklem stabilitesi, yumuşak doku yapıları ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilir. Bu sınırlılıklar nedeniyle günümüzde geliştirilmiş sınıflama sistemleri de kullanılmaktadır.
Serçe Parmak Tarafında Polidaktili
Serçe parmak tarafındaki polidaktili, tıpta postaksiyel veya ulnar polidaktili olarak adlandırılır. Bu tip, fazla parmağın ne kadar gelişmiş olduğuna göre iki gruba ayrılır:
- Tip A: Fazla parmak iyi gelişmiştir. Kemik ve eklem yapıları gelişmiştir ve el iskeletiyle kemik bağlantısı bulunur. Görünüm olarak normal bir parmağa benzeyebilir.
- Tip B: Fazla parmak gelişmemiştir. Çoğu zaman serçe parmağın yan tarafına ince bir deri sapıyla tutunan küçük bir çıkıntı şeklindedir ve kemik içermeyebilir.
Tip B, serçe parmak tarafındaki polidaktilinin en sık görülen şeklidir ve anatomik olarak genellikle daha basittir. Tip A’da ise fazla parmağın çıkarılmasının yanında, serçe parmağı destekleyen bağ ve tendon yapılarının korunması ya da yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Orta Parmaklarda Polidaktili (Santral Polidaktili)
Santral polidaktili, işaret, orta veya yüzük parmağının fazladan bir kopyasının bulunmasıdır. En nadir görülen polidaktili tipidir. Sıklıkla komşu parmaklarla yapışıklık (sindaktili) eşlik eder ve fazla parmak bu yapışıklığın içinde gizlenmiş olabilir. Bu nedenle santral polidaktili, dışarıdan bakıldığında yalnızca parmak yapışıklığı gibi görünebilir ve tanı için röntgen özellikle önemlidir.
Fazla parmak, çevredeki parmakların kemik, eklem ve yumuşak doku yapılarıyla karmaşık bağlantılar gösterebilir. Bu nedenle santral polidaktili, cerrahi açıdan çoğu zaman en karmaşık tiplerden biridir.
Polidaktili Türlerinin Karşılaştırması
| Başparmak tarafı | Serçe parmak tarafı | Orta parmaklar | |
|---|---|---|---|
| Tıbbi adı | Preaksiyel (radyal) polidaktili, başparmak duplikasyonu | Postaksiyel (ulnar) polidaktili | Santral polidaktili |
| Sıklık | Sık; bazı toplumlarda daha sık | Genel olarak en sık görülen tip | En nadir tip |
| Tipik görünüm | Farklı seviyelerde ikiye ayrılmış, yapılarında ortaklıklar bulunan iki başparmak | Tip A: iyi gelişmiş parmak; Tip B: deri sapıyla tutunan küçük çıkıntı | Sıklıkla parmak yapışıklığı içinde gizli fazla parmak |
| Kullanılan sınıflama | Wassel-Flatt ve geliştirilmiş sistemler | Tip A / Tip B | Kemik ve yumuşak doku yapısına göre |
| Tedavinin karmaşıklığı | Çoğu zaman yeniden yapılandırma gerektirir | Tip B: çoğunlukla daha sınırlı işlem; Tip A: daha kapsamlı onarım gerekebilir | Çoğu zaman karmaşık |
Polidaktili Tanısı Nasıl Konur?
Polidaktili tanısı muayeneyle konur. Röntgen ise fazla parmağın kemik yapısını, hangi seviyede ayrıldığını ve komşu kemiklerle ilişkisini göstererek sınıflamaya ve ameliyat planlamasına önemli katkı sağlar.
Muayene
Polidaktili çoğu zaman doğumda görülerek fark edilir. El cerrahisi muayenesinde yalnızca fazla parmağın varlığına değil, elin bütününe bakılır:
- Fazla parmağın yeri, büyüklüğü ve tırnak yapısı
- Fazla parmağın ve komşu parmağın hareket edip etmediği, eklemlerinin stabil olup olmadığı
- Parmakların duruş açısı ve eksen bozukluğu
- Komşu parmaklarla deri veya kemik yapışıklığı bulunup bulunmadığı
- Diğer elin ve ayakların durumu
Bebeğin genel muayenesi de bu değerlendirmenin bir parçasıdır. Hangi bulgularda ek değerlendirme gerektiği, “Polidaktili Neden Olur, Genetik midir?” bölümünde anlatılmıştır.
Röntgen Neden ve Ne Zaman Gerekir?
Röntgen; fazla parmağın kemik içerip içermediğini, kemiklerin hangi seviyede ayrıldığını, eklemlerin nasıl şekillendiğini ve komşu kemiklerle ilişkisini gösterir. Kemik bağlantısı olduğu düşünülen veya iyi gelişmiş fazla parmaklarda genellikle değerlendirmeye eklenir. İnce bir deri sapıyla tutunan gelişmemiş yapılarda ise her zaman gerekli olmayabilir. Santral polidaktilide, parmak yapışıklığının içinde dışarıdan fark edilmeyen kemik duplikasyonlarını röntgen gösterebilir.
Bebeklerde bazı kemik yapılar henüz tamamen kemikleşmemiştir ve kıkırdak bölümler röntgende görünmeyebilir. Bu nedenle erken dönemde çekilen bir röntgen, anatomiyi olduğundan daha basit gösterebilir. Röntgenin zamanlaması polidaktilinin tipine ve cerrahi plana göre değişir; bazı çocuklarda ameliyata yakın dönemde yeni görüntüleme gerekebilir. Gerektiğinde röntgende görünmeyen kıkırdak bağlantıları değerlendirmek için ultrason gibi ek yöntemlerden de yararlanılabilir. El röntgeninde kullanılan radyasyon miktarı düşüktür.
Doğum Öncesi Tanı
Bazı polidaktili olguları doğum öncesi ultrason incelemelerinde saptanabilir; ancak özellikle küçük fazla parmaklar ultrasonda görülmeyebilir. Doğum öncesinde polidaktili saptanırsa, bebeğin başka bir doğumsal farklılığının olup olmadığını değerlendirmek için ayrıntılı fetal ultrason ve gerekli görülürse perinatoloji ve genetik değerlendirmesi planlanabilir.
Polidaktili Tedavisi
Polidaktili tedavisi, fazla parmağın türüne ve yapısına göre büyük farklılık gösterir. Serçe parmak tarafında deri sapıyla tutunan küçük bir çıkıntı basit bir işlemle çıkarılabilirken, başparmak polidaktilisinde amaç fazla parmağı kesmek değil; kemik, eklem, bağ ve tendonları yeniden düzenleyerek tek, sağlam, düzgün eksenli ve iyi çalışan bir başparmak oluşturmaktır.
Polidaktili Tedavi Edilmeli mi? Ameliyat Yalnızca Kozmetik midir?
Her polidaktili için ameliyat zorunlu değildir; karar, fazla parmağın türüne ve aileyle yapılan görüşmeye göre verilir. Ancak ameliyatın amacı çoğu zaman yalnızca görünüm değildir:
- Küçük deri çıkıntılarında, fazla parmak eşyalara takılabilir, yaralanabilir, giysi ve eldiven kullanımını zorlaştırabilir ve çocuk büyüdükçe sosyal açıdan rahatsızlık yaratabilir.
- İyi gelişmiş fazla parmaklarda, fazla parmak komşu parmağın eksenini ve eklem dengesini etkileyebilir.
- Başparmak polidaktilisinde, iki parmaktan biri daha gelişmiş olsa bile eksen bozukluğu, eklem gevşekliği veya tendon ve bağ dengesizliği bulunabilir. Bu durum çocuğun tutma ve kavrama becerisini etkileyebilir; bazı tiplerde parmaklar arasındaki açı ve eklem dengesizliği çocuk büyüdükçe belirginleşebilir.
Özellikle başparmak ve orta parmak polidaktilisinde cerrahi, yalnızca görünümü düzeltmekten çok; eklem stabilitesini, parmak eksenini, kavrama işlevini ve elin büyüme sırasında dengeli gelişimini desteklemeyi amaçlayan yeniden yapılandırıcı bir girişimdir.
Her Polidaktili Aynı Ameliyatla mı Tedavi Edilir?
Hayır. “Fazla parmak varsa kesilir” düşüncesi yalnızca en basit tipler için geçerlidir. Polidaktili tedavisi, ince bir deri sapının çıkarılmasından; kemiklerin yeniden şekillendirildiği, bağların onarıldığı ve tendonların yer değiştirildiği karmaşık ameliyatlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Hangi yöntemin uygulanacağını fazla parmağın yeri, gelişmişlik düzeyi, komşu parmakla paylaştığı yapılar ve kalan parmağın ihtiyaçları belirler.
Serçe Parmak Tarafındaki Fazla Parmak: İple Bağlama mı, Cerrahi Çıkarma mı?
Serçe parmak tarafında ince bir deri sapıyla tutunan gelişmemiş fazla parmaklarda (Tip B) iki yöntem kullanılır:
- İple veya klipsle bağlama: Yenidoğan döneminde, fazla parmağın sapı ip veya özel bir klipsle sıkıca bağlanır. Kan akışı kesilen fazla parmak zamanla kuruyarak düşer. Hızlı ve basit bir yöntemdir.
- Cerrahi çıkarma: Fazla parmak, tabanındaki yumuşak doku ve fazla parmağa uzanan küçük sinir dalı dikkatle ele alınarak cerrahi olarak çıkarılır ve deri dikilir. Küçük bebeklerde lokal anesteziyle yapılabileceği gibi, bazı durumlarda genel anesteziyle de yapılabilir.
İple bağlama yaygın olarak kullanılmaya devam etmektedir. Ancak mevcut çalışmalar, bağlama sonrasında özellikle kalan küçük bir çıkıntı, kabarık iz ve bazı serilerde dokunmaya hassasiyet veya hassas sinir ucu (nöroma) gibi sorunların cerrahi çıkarmaya göre daha sık olabileceğini göstermektedir. Bu sorunlar bazen ikinci bir işlem gerektirebilir. Bununla birlikte bu konudaki kanıtların önemli bölümü gözlemsel çalışmalara dayanmaktadır. Özellikle tabanı geniş, sinir bağlantısı belirgin veya geride fazla doku bırakma riski yüksek olan çıkıntılarda cerrahi çıkarma daha sık tercih edilebilir. Bağlama ise çok ince saplı, kemik içermeyen ve dikkatle seçilmiş küçük çıkıntılarda bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
İple bağlama her fazla parmak için uygun değildir. Kemik içeren, tabanı geniş olan veya el iskeletiyle bağlantısı bulunan fazla parmaklarda, başparmak ve orta parmak polidaktilisinde bu yöntem uygulanmamalıdır.
Ebeveynler için önemli uyarı: Fazla parmağı evde kendi başınıza iple bağlamaya çalışmayın. Yanlış uygulanan bağlama enfeksiyona, kanamaya, ağrıya ve fazla parmağın yalnızca bir kısmının düşmesine yol açabilir. Bağlama yapılacaksa bile bunun bir hekim tarafından, uygun olgu seçilerek yapılması gerekir.
İyi gelişmiş fazla parmaklarda (Tip A) ise tedavi cerrahidir. Fazla parmak çıkarılırken kalan serçe parmağın stabilitesini sağlayan bağ ve tendon yapıları korunur; gerekiyorsa uygun bölgeye yeniden tutturulur. Kemikteki fazlalıklar da gerektiğinde şekillendirilir.
Başparmak Polidaktilisi Ameliyatı: “Küçük Olan Alınır, Büyük Olan Bırakılır” mı?
Bu, başparmak polidaktilisinde en sık karşılaşılan ve tehlikeli bir basitleştirmedir. Ameliyatın amacı iki başparmaktan birini çıkarmak değil, tek, stabil, düzgün eksenli, hareketli, yeterli büyüklükte ve görünüm olarak kabul edilebilir bir başparmak oluşturmaktır.
Hangi parmağın korunacağına yalnızca boyutuna bakılarak karar verilmez. Eklemlerin stabilitesi, parmağın ekseni, tırnağın yapısı, tendonların nereye yapıştığı ve parmağın hareket yeteneği birlikte değerlendirilir. Çoğu olguda daha az gelişmiş olan parmak çıkarılır. Çıkarılan parmağın bazı bağ, tendon veya yumuşak doku yapıları ise kalan başparmağın stabilitesini ve şeklini iyileştirmek amacıyla onarımda kullanılabilir. Ameliyat, ihtiyaca göre şu adımları içerebilir:
- Gerektiğinde çıkarılan komponentteki bağ, tendon veya diğer yumuşak doku yapılarının kalan başparmağın stabilitesini ve dengesini sağlamak amacıyla yeniden yapılandırılması
- Gerekirse ortak veya asimetrik eklem yüzeyinin yeniden şekillendirilmesi
- Başparmağın ekseni bozuksa kemikte düzeltme kesisi (osteotomi) yapılması
- Normal dışı yapışan veya yön değiştiren tendonların yeniden düzenlenmesi
- Gerekirse onarımın iyileşmesi sırasında kemiklerin ve eklemin geçici ince tellerle sabitlenmesi
Bazı olgularda ise iki başparmak birbirine benzer büyüklükte ve her ikisi de küçüktür. Bu durumda tek bir parmağı korumak yetersiz bir başparmak bırakabilir. Böyle durumlarda iki parmağın uygun bölümleri birleştirilerek tek bir başparmak oluşturulabilir.
Başparmaklardan birinde üç parmak kemiği bulunan olgularda (üç falankslı başparmak), başparmağın uzunluğunu ve eksenini düzeltmek için ek işlemler gerekebilir.
Orta Parmaklardaki Polidaktili Nasıl Tedavi Edilir?
Orta parmaklardaki polidaktili çoğu zaman parmak yapışıklığıyla birlikte olduğu için tedavi, yapışıklığın ayrılmasını ve fazla parmağın çıkarılmasını birlikte içerir. Fazla parmağın komşu parmaklarla kemik, eklem ve yumuşak doku bağlantıları nedeniyle bu ameliyatlar karmaşık olabilir. Anatomiye ve eşlik eden yapışıklığın kapsamına göre tek aşamalı ya da daha seçilmiş olgularda aşamalı cerrahi gerekebilir. Buradaki amaç her zaman beş ayrı parmak elde etmek değil, en iyi çalışan ve en dengeli eli oluşturmaktır.
Tedavi Yaklaşımlarının Özeti
| Polidaktili tipi | Tipik tedavi yaklaşımı |
|---|---|
| Serçe parmak tarafı, Tip B (deri sapıyla tutunan) | Cerrahi çıkarma; dikkatle seçilmiş olgularda hekim tarafından bağlama |
| Serçe parmak tarafı, Tip A (iyi gelişmiş) | Fazla parmağın çıkarılması; gerektiğinde bağ, tendon ve kemik yapılarının onarımı |
| Başparmak polidaktilisi | Tek ve stabil bir başparmak oluşturmaya yönelik yeniden yapılandırma |
| Orta parmak polidaktilisi | Yapışıklığın ayrılması ve fazla parmağın çıkarılması; gerektiğinde aşamalı cerrahi |
Polidaktili Ameliyatı Kaç Yaşında Yapılır?
Ameliyat zamanı polidaktilinin tipine ve yapılacak işlemin kapsamına göre değişir. Serçe parmak tarafında deri sapıyla tutunan küçük fazla parmaklar, uygun olgularda yenidoğan döneminde veya ilk birkaç ay içinde lokal anesteziyle çıkarılabilir. Başparmak polidaktilisi gibi yeniden yapılandırma gerektiren durumlarda ameliyat çoğunlukla yaklaşık 1 yaş civarında planlanır. Kesin zamanlamayı elin anatomisi, çocuğun genel sağlık durumu ve anestezi değerlendirmesi belirler.
Polidaktili Tipine Göre Genel Zamanlama
| Polidaktili tipi | Genel zamanlama |
|---|---|
| Serçe parmak tarafı, Tip B (deri sapıyla tutunan) | Uygun olgularda yenidoğan dönemi veya ilk birkaç ay; lokal anesteziyle çıkarma mümkün olabilir |
| Serçe parmak tarafı, Tip A (iyi gelişmiş) | Bebeklik sonu veya erken çocukluk dönemi; onarım gereksinimine göre |
| Başparmak polidaktilisi | Çoğunlukla yaklaşık 1 yaş civarında |
| Orta parmak polidaktilisi | Erken çocukluk döneminde; eşlik eden parmak yapışıklığı ve büyümeyle bozukluk gelişme riskine göre kişiye özel planlanır |
Bu süreler katı kurallar değil, genel eğilimlerdir. Merkezler arasında ve çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir.
Neden Doğar Doğmaz Ameliyat Edilmiyor?
Başparmak polidaktilisi gibi yeniden yapılandırma gerektiren durumlarda ameliyat acil değildir ve planlı olarak yapılır. Bu nedenle ameliyatın birkaç ay ertelenmesinin bazı avantajları vardır:
- Yenidoğanda elin yapıları çok küçüktür. Çocuk büyüdükçe bağ, tendon ve eklem yapılarının boyutu artar; bu da hassas onarımı kolaylaştırır.
- Çocuk büyüdükçe cerrahi planlama daha kolay hale gelebilir. Bununla birlikte küçük çocuklarda kıkırdak yapıların bir bölümü röntgende yine tam görünmeyebilir.
- Ameliyatın birkaç ay sonraya planlanması, anestezinin planlı koşullarda uygulanmasına olanak sağlar.
Bu bekleme süresi, ailenin ameliyat hakkında bilgi edinmesi ve sorularını sorması için de zaman tanır.
Çocuğun Büyümesini Beklemek Gerekir mi?
Hayır. “Çocuk büyüsün, sonra ameliyat olsun” düşüncesi, özellikle başparmak polidaktilisinde doğru değildir. Ameliyatın çok geciktirilmemesinin başlıca nedenleri şunlardır:
- Kavrama becerisinin gelişimi: Başparmak ile işaret parmağı arasındaki ince kavrama, yaşamın ilk yılı içinde gelişir. Bu nedenle yeniden yapılandırmanın, bu kullanım biçimi yerleşmeden önce veya yerleşmeye başladığı dönemde tamamlanması tercih edilir.
- Büyümeyle artabilen bozukluklar: Bazı tiplerde parmaklar arasındaki açı, eklem dengesizliği ve eksen bozukluğu çocuk büyüdükçe belirginleşebilir.
- Kullanım alışkanlıkları: Çocuk büyüdükçe mevcut başparmak yapısına göre kullanım alışkanlıkları geliştirebilir. Erken yeniden yapılandırma, yeni başparmağın doğal el kullanımına daha erken katılmasını sağlar.
- Sosyal etkenler: Okul öncesi dönemde görünüm farkındalığının ve sosyal etkileşimlerin artması da bazı ailelerin zamanlama tercihinde rol oynayabilir.
Çok erken ameliyat ile gereğinden fazla bekleme arasındaki bu denge nedeniyle, başparmak polidaktilisinde ameliyat çoğunlukla 1 yaş civarına planlanır.
Küçük Yaşta Genel Anestezi Güvenli mi?
Bu, ebeveynlerin en sık sorduğu sorulardan biridir. Çocuk anestezisi konusunda deneyimli bir ekip tarafından uygulandığında, sağlıklı çocuklarda ciddi komplikasyon riski düşüktür. Mevcut insan çalışmaları, tek ve kısa süreli genel anestezi maruziyetinin nörogelişim üzerinde belirgin bir olumsuz etki gösterdiğine dair kanıt ortaya koymamıştır. Küçük çocuklarda uzun süreli veya tekrarlayan anestezinin olası etkileri ise hâlâ araştırılmaktadır.
Bu nedenle ameliyatın zamanlaması ve süresi anestezi ekibiyle birlikte planlanır. Ailenin bu konudaki soruları ameliyat öncesinde anestezi uzmanıyla ayrıntılı olarak konuşulmalıdır. Gereken bir ameliyat ise yalnızca teorik anestezi kaygısı nedeniyle gereksiz yere ertelenmemelidir.
Daha Büyük Yaşta Fark Edilen veya Ameliyat Edilmemiş Polidaktili
Polidaktili ameliyatı için belirli bir üst yaş sınırı yoktur. Daha büyük çocuklarda, ergenlerde ve yetişkinlerde de ameliyat yapılabilir. Ancak bazı hastalarda, büyümeyle belirginleşen eksen bozukluğu, eklem uyumları veya yumuşak doku dengesizliği nedeniyle yeniden yapılandırma daha kapsamlı hale gelebilir. Bu nedenle ameliyat planlanmamış veya ertelenmiş bir polidaktili varsa, bir el cerrahı tarafından değerlendirilmesi önerilir.
Ameliyat Sonrası Süreç
Ameliyat sonrası süreç, yapılan işlemin kapsamına göre değişir. Serçe parmak tarafındaki küçük bir fazla parmağın çıkarılmasından sonra iyileşme genellikle birkaç hafta içinde tamamlanır. Başparmak polidaktilisi gibi yeniden yapılandırma ameliyatlarından sonra ise el, onarımı korumak için birkaç hafta alçı veya atel içinde tutulur ve çocuk büyüme dönemi boyunca belirli aralıklarla takip edilir.
Küçük Fazla Parmak Çıkarıldıktan Sonra
Serçe parmak tarafındaki küçük bir fazla parmak cerrahi olarak çıkarıldıysa, yara üzerine küçük bir pansuman yapılır. Dikişler çoğu zaman kendiliğinden eriyen dikişlerdir ve alınması gerekmez. Yara genellikle birkaç hafta içinde iyileşir. Pansumanın ne zaman açılacağı ve bebeğin ne zaman yıkanabileceği konusunda hekimin önerisine uyulmalıdır.
Bağlama yöntemi uygulandıysa, fazla parmak birkaç gün ile birkaç hafta içinde kuruyarak kendiliğinden ayrılabilir. Bu süreçte bölgenin temiz ve kuru tutulması gerekir. Fazla parmak çekilerek koparılmamalıdır. Kızarıklık, akıntı, kötü koku veya fazla parmağın beklenen sürede ayrılmaması durumunda hekime başvurulmalıdır.
Yeniden Yapılandırma Ameliyatından Sonra
Başparmak polidaktilisi, iyi gelişmiş fazla parmak veya orta parmak polidaktilisi ameliyatlarından sonraki süreç daha uzundur.
Hastanede kalış ve ağrı: Çocuklar çoğu zaman ameliyat günü veya ertesi gün taburcu edilir. Ameliyat sonrası ağrı, işlemin kapsamına göre değişir ve çoğu çocukta uygun ağrı kesici tedaviyle kontrol edilebilir.
Alçı veya atel: Onarımın iyileşmesi için el genellikle birkaç hafta alçı veya atel içinde tutulur. Küçük çocuklarda alçının çıkarılmasını zorlaştırmak ve onarımı daha iyi korumak için dirseğin üzerine uzanan uzun kol alçısı tercih edilebilir.
Geçici teller: Ameliyat sırasında kemikleri veya eklemi sabitlemek için ince teller kullanıldıysa, bunlar genellikle birkaç hafta sonra, onarım yeterince iyileştiğinde çıkarılır. Teller bazı çocuklarda poliklinikte çıkarılabilir; küçük çocuklarda veya uygun olmayan durumlarda kısa süreli sedasyon ya da anestezi gerekebilir.
Alçı çıktıktan sonra: Küçük çocuklar elini genellikle oyun içinde kendiliğinden kullanmaya başlar. Çoğu zaman yoğun ve uzun süreli bir terapi gerekmez; ancak daha karmaşık yeniden yapılandırmalardan sonra atel kullanımı, iz bakımı ve hareket egzersizleri için el terapisi önerilebilir. Yara izi zamanla incelir ve solar; iz bakımı konusunda hekimin önerilerine uyulmalıdır.
Ebeveynler için alçı bakımı önerileri
- Alçıyı kuru tutun; banyo sırasında üzerini su geçirmez bir örtüyle kapatın.
- İlk günlerde mümkün olduğunca eli gövde seviyesinden yukarıda tutmak şişliği azaltmaya yardımcı olabilir.
- Çocuğun alçının içine bir şey sokmasına veya alçıyı çıkarmaya çalışmasına izin vermeyin; alçının üzerine çorap geçirmek bunu zorlaştırabilir.
- Alçının dışında kalan parmak uçlarının rengini ve sıcaklığını düzenli olarak kontrol edin.
Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?
Ameliyattan sonra aşağıdaki durumlardan biri fark edilirse hekime başvurulmalıdır:
- Ateş
- Yarada artan kızarıklık, şişlik, akıntı veya kötü koku
- Dinmeyen kanama
- Alçının dışında kalan parmak uçlarında solukluk, morarma, soğukluk veya belirgin şişlik
- Alçının ıslanması, kayması, kırılması veya çocuğun alçıyı çıkarması
- Ağrı kesicilere rağmen geçmeyen ve giderek artan ağrı veya huzursuzluk
Takip
Yeniden yapılandırma ameliyatı geçiren çocuklar, ilk iyileşme döneminden sonra da belirli aralıklarla kontrole çağrılır. Bunun nedeni, bazı sorunların ancak çocuk büyüdükçe ortaya çıkabilmesidir.
Riskler, İkinci Ameliyat ve Uzun Dönem Sonuçlar
Polidaktili ameliyatlarında ciddi komplikasyonlar seyrektir ve çocukların büyük çoğunluğunda el işlevi ve görünüm açısından iyi sonuçlar elde edilir. Ancak özellikle başparmak polidaktilisi gibi yeniden yapılandırma gerektiren olgularda, bazı sorunlar çocuk büyüdükçe ortaya çıkabilir ve bir kısım çocukta ikinci bir düzeltme ameliyatı gerekebilir. Özellikle yeniden yapılandırma gerektiren ameliyatlardan sonra büyüme döneminde aralıklı takip önemlidir.
Ameliyata Bağlı Erken Riskler
Erken dönem komplikasyonları genel olarak seyrektir ve şunları içerebilir:
- Yara enfeksiyonu veya yara iyileşmesinde gecikme
- Kanama
- Kalın veya belirgin iz oluşumu
- Anestezi ile ilgili riskler
Bu komplikasyonlar genel olarak seyrektir. Yara ve skarla ilgili sorunların önemli bir bölümü uygun takip ve tedaviyle yönetilebilir. Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gereken belirtiler “Ameliyat Sonrası Süreç” bölümünde anlatılmıştır. Serçe parmak tarafındaki küçük fazla parmaklarda bağlama ve cerrahi çıkarmaya özgü sorunlar ise “Polidaktili Tedavisi” bölümünde ele alınmıştır.
Yeniden Yapılandırma Ameliyatlarından Sonra Geç Dönem Sorunları
Başparmak polidaktilisi, iyi gelişmiş fazla parmak ve orta parmak polidaktilisi ameliyatlarından sonra bazı sorunlar aylar ya da yıllar içinde, çocuk büyüdükçe belirginleşebilir:
- Eksen bozukluğu: Başparmak zamanla yana doğru eğilebilir. Başparmak polidaktilisinde, eklemlerin birinde bir yöne, diğerinde ters yöne açılanmayla oluşan “zikzak” şeklinde bir bozukluk görülebilir.
- Eklem gevşekliği: Özellikle yeniden yapılandırılan eklem düzeyinde yana doğru gevşeklik gelişebilir. Bu durum kavrama sırasında başparmağın dengesini etkileyebilir.
- Hareket kısıtlılığı: Başparmağın uç ekleminin hareketi, diğer eldeki başparmağa göre daha az olabilir.
- Tırnak şeklinde farklılık: Özellikle iki parmağın bölümlerinin birleştirildiği ameliyatlardan sonra tırnakta ortada çizgi, düzensizlik veya şekil bozukluğu görülebilir.
- Kemik çıkıntısı: Ameliyat bölgesindeki kemik konturu veya kalan kemik çıkıntısı, çocuk büyüdükçe daha belirgin hale gelebilir.
- Büyüme farkı: Ameliyat edilen parmak, büyüme sırasında diğer taraftaki parmaktan farklı uzunlukta veya kalınlıkta gelişebilir.
- Orta parmak polidaktilisinde, eşlik eden yapışıklık ayrıldıktan sonra parmak arası derisinin zamanla yukarı doğru ilerlemesi (web creep) veya parmakların eğilmesi görülebilir.
Bu sorunların bir kısmı hafiftir ve el işlevini belirgin şekilde etkilemez. Daha belirgin olanlar ise atel, el terapisi veya ikinci bir ameliyatla düzeltilebilir.
İkinci Ameliyat Gerekir mi?
Bazı çocuklarda gerekir. İkinci ameliyat ihtiyacı; polidaktilinin tipine, ilk ameliyattaki anatomik karmaşıklığa ve büyüme sırasında gelişen değişikliklere bağlıdır. Daha karmaşık anatomisi olan başparmak polidaktililerinde, üç falankslı başparmaklarda ve orta parmak polidaktilisinde ek düzeltme gereksinimi daha fazla olabilir. İkinci ameliyat çoğu zaman eksen bozukluğunu düzeltmek, eklemi sağlamlaştırmak veya kalan kemik çıkıntısını almak amacıyla yapılır.
İkinci ameliyat gerekmesi, ilk ameliyatın başarısız olduğu anlamına gelmez. Büyüyen bir elde bazı değişiklikler ilk ameliyatta öngörülemeyebilir; bu nedenle bu olasılığın ameliyat öncesinde ailelerle konuşulması önemlidir.
Polidaktili Tekrarlar mı?
Hayır. Çıkarılan fazla parmak yeniden büyümez. Ancak ebeveynler bazen ameliyat bölgesinde zamanla belirginleşen küçük bir şişlik veya çıkıntıyı “parmağın tekrar çıkması” olarak yorumlayabilir. Bu görünüm; kalan yumuşak dokudan, iz dokusundan, hassas bir sinir ucundan (nöroma) veya ameliyat bölgesindeki kemik konturunun büyümeyle belirginleşmesinden kaynaklanabilir. Bu tür bir değişiklik fark edilirse hekime gösterilmelidir.
Ameliyattan Sonra Başparmak Tamamen Normal Olur mu?
Çoğu çocukta ameliyat sonrası başparmak iyi çalışır, görünümü kabul edilebilir düzeydedir ve çocuk günlük hayatındaki aktiviteleri rahatlıkla yapabilir. Bununla birlikte yeniden yapılandırılmış başparmağın, diğer eldeki başparmakla tamamen aynı olması beklenmemelidir. Başparmak bir miktar daha küçük veya ince olabilir, uç ekleminin hareketi daha az olabilir ya da tırnak şeklinde küçük farklılıklar bulunabilir. Bu farklılıklar çoğu zaman çocuğun el kullanımını belirgin şekilde kısıtlamaz.
Ameliyatın gerçekçi hedefi “kusursuz” bir başparmak değil; tek, sağlam, düzgün eksenli, iyi çalışan ve görünüm olarak kabul edilebilir bir başparmaktır.
Uzun Dönem Takip Neden Önemlidir?
Yeniden yapılandırma ameliyatı geçiren çocukların, büyüme dönemi boyunca belirli aralıklarla kontrol edilmesi önerilir. Takip aralıkları her çocuk için aynı değildir; daha karmaşık yeniden yapılandırmalardan sonra kontroller daha uzun süre devam edebilir. Düzenli takip sayesinde eksen bozukluğu, eklem gevşekliği veya büyüme farkı gibi sorunlar erken fark edilir ve gerekirse uygun zamanda düzeltilir. Ebeveynler de kontroller arasında başparmakta belirginleşen eğilme, kavrama sırasında yana kayma, ağrı veya yeni bir şişlik fark ederlerse kontrolü beklemeden hekime başvurmalıdır.
Ayak Polidaktilisi
Polidaktili ayaklarda da görülebilir ve bazı çocuklarda el polidaktilisiyle birlikte bulunur. Ayakta da fazla parmak; serçe parmak tarafında (postaksiyel), başparmak tarafında (preaksiyel) veya ortadaki parmaklarda (santral) yer alabilir. Ayakta en sık görülen tip, küçük parmak tarafındaki polidaktilidir. Ayak polidaktilisinin gelişimsel ve genetik temeli el polidaktilisiyle büyük ölçüde benzerdir. Ailesel geçiş ve sendrom açısından hangi durumlarda ek değerlendirme gerektiği “Polidaktili Neden Olur, Genetik midir?” bölümünde açıklanmıştır.
Ameliyatın temel amacı; ayağın normal ayakkabıya rahatça sığmasını, ağrı ve tahrişin önlenmesini, ön ayağın dengeli hizalanmasını ve kabul edilebilir bir görünüm sağlanmasını desteklemektir. Deri sapıyla tutunan küçük fazla parmaklar elde olduğu gibi basit bir işlemle çıkarılabilir. İyi gelişmiş fazla parmaklarda ise hangi parmağın çıkarılacağına yalnızca dışarıdan bakılarak karar verilmez; parmakların ekseni, eklem bağlantıları ve ayak tarağı kemiklerinin yapısı birlikte değerlendirilir. Ayak tarağı kemiği düzeyinde ikileşme veya ön ayakta belirgin genişlik varsa, gerekli olgularda ayak tarağı kemiğine yönelik düzeltme de yapılabilir. Ameliyat çoğunlukla bebeklik sonu veya erken çocukluk döneminde, yürümenin ve ayakkabı kullanımının belirginleştiği döneme yakın planlanır. Ancak ayak polidaktilisinde tek bir zorunlu ameliyat yaşı yoktur; zamanlama polidaktilinin tipine, ayakkabı sorununa, çocuğun gelişimine ve cerrahi plana göre kişiye özel belirlenir.
Ayak başparmağı tarafındaki polidaktili daha az görülür, ancak tedavisi daha karmaşık olabilir. Bu tipte, korunan başparmağın zamanla içe doğru eğilmesini önlemek için bağların ve tendonların dengelenmesi gerekebilir. Bu nedenle başparmak tarafındaki ayak polidaktilisi de yalnızca fazla parmağın çıkarılması olarak değil, gerekli olgularda eksen, bağ, tendon ve kemik yapılarının dengelendiği yeniden yapılandırıcı bir cerrahi olarak ele alınır.
Polidaktili Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Fazla parmak kendiliğinden düşer mi?
Fazla parmağın kendiliğinden düşmesi beklenen bir durum değildir. İnce deri sapıyla bağlı küçük fazla parmaklar da genellikle çocukla birlikte büyür ve tedavi edilmeden bırakıldığında yerinde kalır. Evde koparılmaya veya bağlanmaya çalışılmamalıdır.
Çocuk fazla başparmağını kullanabiliyorsa yine de ameliyat gerekir mi?
Çocuğun her iki başparmağı da kullanabiliyor görünmesi, el işlevinin normal olduğu anlamına gelmez. Başparmak polidaktilisinde eksen bozukluğu, eklem gevşekliği ve tendon dengesizliği bulunabilir ve bunlar büyüme sırasında belirginleşebilir. Bu nedenle ameliyat kararı, çocuğun eli bir el cerrahı tarafından değerlendirilerek verilir.
Fazla parmak alınmazsa ne olur?
Bu, polidaktilinin tipine göre değişir. Küçük bir deri çıkıntısı çoğu zaman yalnızca eşyalara takılma veya görünüm sorunu yaratır. İyi gelişmiş başparmak veya orta parmak polidaktilisinde ise parmak ekseni, eklem stabilitesi ve el işlevi etkilenebilir.
İki elde de polidaktili varsa ameliyatlar aynı anda yapılır mı?
Yapılabilir. Basit fazla parmak çıkarma işlemlerinde iki el aynı seansta tedavi edilebilir; böylece çocuk tek bir anestezi alır. Daha kapsamlı yeniden yapılandırmalarda ise iki elin aynı anda ameliyat edilmesi, ameliyat süresini uzatır ve iki elin birden alçıda olması bakımı zorlaştırabilir. Bu nedenle karar, cerrah, anestezi ekibi ve aileyle birlikte verilir.
Fazla parmakta his olur mu?
Çoğu zaman olur. Deri sapıyla tutunan küçük fazla parmaklar bile genellikle küçük bir sinir dalı içerir ve dokunmayı hissedebilir. Bu nedenle fazla parmağın çıkarılması uygun anestezi altında yapılır ve sinir ucu, ileride hassas bir çıkıntı oluşmaması için dikkatle ele alınır.
Polidaktili ameliyatı ne kadar sürer?
Süre, yapılacak işlemin kapsamına göre değişir. Küçük bir fazla parmağın çıkarılması kısa bir işlemdir. Başparmak polidaktilisi gibi kemik, bağ ve tendon onarımı gerektiren ameliyatlar ise daha uzun sürer. Anestezi hazırlığı ve uyanma süresi bu süreye dahil değildir.
Polidaktili ameliyatından sonra iz kalır mı?
Her ameliyatta olduğu gibi ince bir iz kalır. Çocuklarda ameliyat izleri zamanla genellikle incelir, solar ve daha az belirgin hale gelir. İzin görünümü; yapılan işleme, cildin iyileşme özelliklerine ve iz bakımına göre değişir.
Polidaktili ameliyatından sonra fizik tedavi gerekir mi?
Basit fazla parmak çıkarma işlemlerinden sonra genellikle gerekmez. Karmaşık yeniden yapılandırmalardan sonra ise atel kullanımı, hareket egzersizleri veya el terapisi önerilebilir.
Polidaktili için hangi doktora başvurulmalı?
Polidaktilinin cerrahi değerlendirmesi, doğumsal el farklılıkları ve çocuk el cerrahisi konusunda deneyimli bir el cerrahı tarafından yapılmalıdır. El cerrahları ortopedi ve travmatoloji veya plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi kökenli olabilir. Bebeğin genel değerlendirmesinde çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı; gerekli durumlarda tıbbi genetik uzmanı da sürece katılabilir.
Referanslar
- Comer, G. C., Potter, M., & Ladd, A. L. (2018). “Polydactyly of the Hand.” Journal of the American Academy of Orthopaedic Surgeons, 26(3), 75–82.
- Tawfeeq, Y., Hendry, J. M., & Wood, K. S. (2023). “Update of surgical treatment of polydactyly.” Current Opinion in Pediatrics, 35(1), 124–130.
- Samarendra H, Wade RG, Glanvill L, Wormald J, Jain A. “Primary treatment of type B post-axial ulnar polydactyly: A systematic review and meta-analysis.” JPRAS Open, 2022; 34, 21-33
- Stutz C, Mills J, Wheeler L, Ezaki M, Oishi S. “Long-term Outcomes Following Radial Polydactyly Reconstruction.” Journal of Hand Surgery, 2014; 39, 1549-1552
- Tian Xiaofei, Lam WL, Chen S. “Radial polydactyly: towards a unifying approach for surgical management.”J Hand Surg Eur Vol. 2026;51(8):978–991.
- Holten AK, Van Heest AE, Bauer AS, Goldfarb CA, Steinman SE, Hu CH; CoULD Study Group. “Surgical treatment of radial polydactyly: a review of the Congenital Upper Limb Differences (CoULD) registry.” J Hand Surg Eur Vol. 2026 (baskı öncesi çevrimiçi yayın, 23 Temmuz 2026).
UYARI: Bu içerik, el cerrahisi ile ortopedi ve travmatoloji alanında genel bilgilendirme sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Burada yer alan bilgiler tanı koyma veya tedavi planlama amacı taşımaz. Her hastanın klinik durumu farklıdır ve kesin tanı, fizik muayene, görüntüleme yöntemleri ve uzman hekim değerlendirmesi ile konulmalıdır. Sağlık sorunlarınız için mutlaka yetkili bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Son Güncellenme Tarihi: 29.10.2026



